![]() |
ScubaDiving
Ana Sayfa - Profilim - Arşiv - ArkadaşlarımSUALTI İŞARETLERİMİZTarih:28/5/2006 01:13 Kategori: scuba4 - yok Yorum - Yorum yaz - BağlantıDeniz
altında konuşulamadığı için, insanoğlu su altında konuşma yöntemlerini
araştırmış, bulmuş ve özellikle bu konuda çeşitli sistemler de gelıştırmıştır. Bu
sistemlerin başında sualtı telefonu ve TV. haberleşmesi geliyor. Ne var ki,
bu pahalı sistemler genellikle profesyonel balıkadamlarca kullanılmaktadır. Amatörler
için en ideal yöntem, el işaretleri ile deniz altında anlaşmaktır. Bu anlaşmayı
sağlayabilmek için de sualtı işaretlerini kesinlikle öğrenmeniz gerekiyor. Aslında
sualtında konuşmanın kolay olacağını hissetmemize rağmen konuşamayız.
Bunun nedeni şudur. Suyun çevre basıncı boyun ve boğazdaki ses tellerini
etkilemekte, özellikle ağıza su girmesi de ses hassasiyetini kaybetmektedir.
Bunun yanısıra, denizin kendi sesi ve çeşitli canlı ve cansız cisimlerin
sualtında karmaşık ses dalgalarının oluşmasıdır. Oluşan bu ses
dalgaları da deniz seviyesine oranla yaklaşık 5 kata yakın bir hızla
kulaklarımızı etkilemektedir. Dolayısı
ile ifade etmek istenilen şey boğuk bir sese dönüştürmekte ve anlamsız
olmaktadır. Bu arada suyun yoğunluğu ve yankıları içerisinde ses dalgaları
dağılmaktadır. SUALTI
DALIŞ İŞARETLERİ ve AÇIKLAMALARI ![]() 1
-
“OKEY” Bu işaret karşılıklı onay alma ve soru sorma işaretidir. Suya
girildiğinde önce, deneyimli olan karşı dalıcıya bu işareti göstererek
sormalıdır. “İyimisin?” karşı taraf “iyiyim” her iki taraf birden
ayni işareti kullandığında “HERŞEY TAMAM” anlamında onay alınır ve
karşılıklı bu şekilde cevaplanmış olur. 2
- “ÇIKIYORUM” Bu işaret birlikte “ÇIKIYORUZ’ veya “ÇIKIYORUM’
anlamında kullanılır. Ayrıca deneyimli olan bu işareti komut olarak da gösterebilir;
“ÇIKIYORUZ” gibi. Grup dalışlarında kendisini kötü veya iyi
hissetmeyen bir .kimse dalışı terk etmek istediğinde bu işareti dalış
liderine veya arkadaşlarına kesinlikle gösterdikten sonra çıkışa geçmelidir. 3
-“
DALIYORUM” veya
“DALIYORUZ.’ anlamında kullanılan bir komut işaretidir. Daha ziyade
deneyimli olan komut olarak kullanır. Bu işaret verildiğinde dalışa geçilir.
Ayrıca dipte deneyimli tarafından daha derinlere iniyoruz anlamında kullanılır. 4
-
“ ACİL YARDIM’ veya “İMDAT” işaretidir. Su üzerinde verilen bu işaret
görüldüğünde, kendisine en yakın olan arkadaşı ona müdahale edebilir.
Veya teknedeki yardım ekibine derhal haber vermelidir. 5
-“
HAVAM BİTTİ” veya “NEFES ALAMIYORUM” anlamında kullanılır.Daha
ziyade dipte havası biten veya nefes almada zorlanan bir dalıcının acil hava
yardımı isteme işaretidir. Bu işareti gören en yakın arkadaşı BCD yeleğiyle
ilk yardımda bulunabilir. 6
-“
RESERVEMİ AÇAMIYORUM” veya
“RESERVEMİ AÇ” anlamında yardım isteme işaretidir. Bu işareti ilk gören
o arkadaşına yardımcı olarak rezervesini açmalıdır. 7
-
‘BİR PROBLEMİM VAR’ veya “İYİ DEĞİLİM” anlamında kullanılır.
Birlikte dalış yapan arkadaşlardan herhangi birisi bu işareti veriği
zaman, ilk gören o problemin ne olduğunu anlamak, özellikle o sorunu yerinde
gidermeye alışmalıdır. Aksi halde dalışı birlikte terk edip su üzerine
çıkılmalıdır. 8
-“ RESERVEMİ KULLANIYORUM” veya “RESERVEDEYİM” Bu işareti kullanan
dalıcı reserveye geçtiğini ve havasının kısıtlı olduğunu anlatmak için
çevresine bildirme işaretidir. 9
-“
BEN Mİ?” Bu işaret aslında grup dalış Iiderinden kendisine birşey söylemek
veya komut vermek istediğinde karşı tarafa kullanılan bir işarettir. 10
-
“ SEN” Bu işaret genellikle komut veren dalış liderlerince birşey söylemek,
göstermek veya talimata göre hareket edilmesi için kullanılan uyarı işarettir. 1
1 -“ TOPLANIN” Bu işaret
dipte daltşı idare edenlerce dalıcıların bir araya toplanması gerekli olanın
yapılması ve verilecek işarete veya talimata göre hareket edilmesi için
kullanılır. ![]() 13
-“
YAVAŞLAYIN” dipte lider durumunda bulunan dalıcılar tarafından kullanılır.
Genellikle iniş ve çıkanlarda dalış hızını ikaz ve kontrol edilmesi bakımından
kullanılan önemli bir işarettir. 14
-“
SURATLENİN” veya “DAHA HIZLI OLUN” anlamında kullanılır. Yine lider
durumunda bulunanlarca kullanılması gereken bir işarettir. Dibe iniş özellikle
dekompresyona girmemek için çıkışlarda kullanılan çok önemli bir işarettir. 15
-“
BCD KULLANIN” Bu işaret daha ziyade dipte denge sağlamada zorluk çeken veya
sağlayamayanlar için canyeleğine kısmen hava vermesi bakımında kullanılır. 16
-
“ YON GÖSTERMEK” Bu işaret, hangi tarafa gidileceğini gösterir. Daha
ziyade yönünü kaybedene yetişip o dalıcıyı gruba yönelmesinde veya uyarılmasında
kullanılır. 17
-“
ANLAMIYORUM” veya “BİLEMİYORUM” karşılıklı işaretleşmelerde gösterilen
işaretleri anlamadığını ifade edenlerce kullanılar bir işarettir. 18
-“
BAŞIM DONUYOR” Bu işareti yapan bir dalıcının dalış liderine göstererek
dalışı terk edip su yüzüne çıkması gerekiyor. 19
-“
BAGLA SIK VE DUGUM AT” anlamında kullnılan bir sualtı işaretidir. 20
-‘
HAYIR” Bu işaret karşı tarafa kendisinin o konuda olumsuz olduğunu ve onu
yapmak istemediğini red etmede kullanılır. 21
-“
İYİMİSİN?” Bu işaret gece dalışlarında durumu kontrol etmede kullanılır. 22
-“
İYİMİSİN” Gece dalışlarında, dalışı idare edenlerce kullanılır.
“OKEY” işaretinin yakından izlenmesi için yapılan karşılıklı ışıkla
gösteri işaretidir. 23
-“
BİR SORUN MU VAR?” Bu işaret gece dalışlarında dalıcıların birbirine
sorunları olup, olmadığını kontrol etmeleri için kullanılır. ![]() 25
-“
BENİ TAKİP ET” veya “BENİ TAKİP EDİN” anlamına gelen bir komut işaretidir.
Genellikle dalış liderlerince kullanılır. 26
-“ AŞAĞI VEYA USTÜNE
VEYA ÇEVRESİNE İNİYORUZ” anlamına gelen bir işarettir. 27
-“
DALIŞ DERİNL1Gİ BU SEVİYEDE BİTTİ” Dalış liderlerince programlanan
yerde dalışın bittiğini belirten işarettir. 28
-“
BU YÖNE GİT” Yanlış yönde gidenlere karşı kullanılan bir uyarı işaretidir. 29
-“
GEL” Dalış liderlerince komut olarak karşı tarafa verilen bir işarettir.
Bana doğru gelin anlamındadır. 30
-“
BAK” Herhangi bir şey görüldüğünde dalış arkadaşına da aynı şeyi göstermede
kullanılır. 31
-
“SAAT KAÇ?” veya “DERiNLİK NEDİR?” Bu işaret her iki anlama da
gelmektedir. Emin olmak için kesin dalış derinliğini veya saatin kaç olduğunu
birlikte tespit edilmede kullanılır. 32
-“
ÇİMLENME YAPALIM” Genellikle eğitim dalışlarında hava paylaşmak için
dalıcılar tarafından birbirleriyle regülatör değiştirmelerde kullanılılır. 33
-“
HANGİ YONE” Bu işaret daha ziyade hangi yöne gidildiği veya gidileceği
hususunda kullanılır. KULAKLARI
AÇAMIYORUM” Belirli bir derinliğe inildiğinde kulağını 35
-“
ÜŞÜYORUM” veya “ÜŞUDÜM” anlamına gelen bir işarettir. 36
-“
SAKİN VE YAVAŞ”Bu işaret daha ziyade bir komut anlamındadır. Deneyimli
olanlarca panik içerisine girenin sakin olması hususunda bir uyarıdır. Ayrıca
durulması gereken zaman ve yerde dalış rehberlerince kullanılır. 37
-“
ELİMDEN TUT” İlk dalışlarda cesaret veya moral verilmesi için deneyimli
olanlarca kullanılan bir işarettir. Birlikte dalış yapanlarca kullanılır. 38
-
“ BERABER HAREKET EDIN” Bir komut işaretidir. Dalış liderlerince kullanılır.
Dalıcı adayların birbirinden ayrı ayrı yönde hereket edilmemesi, birbirlerini
izlemesi bakımından uyarı işaretidir. 39
-“
ÖNDEN GİT, TAKİP EDİYORUM’ Bu da bir komut işaretidir. Dalıcı
liderlerinin, rehberlerinin veya deneyimli olanlarca kullanılır. Orta Kulak BaotravmasıTarih:28/5/2006 12:34 Kategori: scuba3 - yok Yorum - Yorum yaz - Bağlantı![]() Dalgıçların en sık karşılaştıkları sağlık problemi; Dr. Akın Savaş TOKLU
Dalgıç saatine baktı, arkadaşı çoktan dekoya gelmiş olmalıydı. Yukarıdan deko halatını gözledi, arkadaşı henüz deko halatına gelmemişti. Dalıştan önce aralarınnda geçen sevimsiz tartışmadan sonra, hışımla o an hazır bulunan her zamanki kullandığı tüpten daha küçük olan tüpü alıp suya atlamıştı. Etrafta o an kabarcık da görünmüyordu. Birden telaşa kapıldı. Inip arkadaşına göz atmak amacıyla tüpünü kuşanıp apiko dibe doğru palet vurmaya başladı. Mümkün olsa suyada balıklama atlayabilirdi. Arkadaşının başına birşey gelmiş olmasından korkuyordu. Bu arada kulak açmayı geciktirmişti. Önce alışkın olduğu rahatsızlığı, daha sonra da ağrıyı hissetti. Tam biraz yükselip kulağını açmayı düşünürken ağrının geçtiğini farketti. Aşina olduğu baş dönmesini bekledi, evet bir an yön kavramını yitirdi, o rezalet duyguyu tekrar tattı. Neyse ki fazla uzun sürmüyordu. Aşağıda arkadaşının deko halatına doğru yükseldiğini gördü. Ağzınan çıkan küfür hava kabarcıklarının gürültüsünden dolayı anlaşılamadı. Arkadaşının sorumsuzluğu yüzünden yaşadığı telaş kulak zarının ikinci kez delinmesine neden olmuştu. Bir gün deko halatında karşılaştık, bir eliyle burnunu tutuyor, bir eliyle de kulağına bakmamı işaret ederek "Valsalva Manevrası" yapıyordu. Kulağından çıkan küçük hava kabarcıkları kulağının hala delik olduğunu gösteriyordu. Kontrol yöntemi biraz oto lastikçisinin bekaret kontrolüne benzedi ama, yukardaki hikaye gerçek bir orta kulak barotravması hikayesidir. Orta kulak barotravmasının en ileri şekli; zar perforasyonu. Bu yazıda orta kulak barotravmasını ele alacağız. Orta kulağın iniş barotravması: Dalgıçların dalışa bağlı sağlık problemleri arasında barotravmalar en sık karşılaşılan problemdir. Barotravmalar arasında en sık görülen ise orta kulağın iniş barotravmasıdır. Orta kulak ile dış ortam arasındaki basıncın eşitlenememesinden kaynaklanır. Oluşan basınç farkı travmadan sorumludur. Yüksek basınçla karşılaşan hemen herkezin karşılaştığı en yaygın şikayeti kulaklarını açamamalarıdır. Tıpkı uçak yolculuklarında iniş esnasında, ya da kara yolculuklarında dağlardan aşağılara inerken olduğu gibi. Orta kulak dış kısmı kulak zarı ile sınırlı, iç kısmı "Östaki Borusu" ile nasopharenx' e (boğaz boşluğu) açılan, içinde işitmemize yarayan küçük kemikçikler ve hava bulunan bir organdır. Bazen bir takım kişilerde kronik, çoğu kişilerde de bir üst solunum yolu enfeksiyonu varlığında, östaki borusu basınç eşitleme sırasında kolay açılamaz. Yüksek basınçlı ortamlarda sorun yaşanır. Östaki borusunu döşeyen dokularda meydana gelen ödem ve enflamasyon ( şışlik ve iltihabi reaksiyon) buna neden olmaktadır. Östaki borusunu tıkamaya meyilli her durum orta kulak barotravmasına zemin hazırlar. Dalan hayvanlar bu problemi orta kulak boşluğunda bulunan arterio-venoz pleksuslar (damarsal ağ) sayesinde yaşamamaktadırlar. Bu damar yapılarına dalış esnasında kan dolarak, çıkış sırasında ise boşalarak oluşan basınç farkı hacim değişiklikleri ile giderilir. Nasopharenx ile orta kulak arasındaki basınnç farkı 20 mmHg olduğu zaman, ki bu fark 25 cm derinlikte nefes alındığı zaman oluşur, östaki borusu genellikle açılmaktadır. Bu açılma yutkunma hareketi, esneme, çenenin oynatılması ya da "Valsalva manevrası" (ağız ve burun kapatılarak burundan hava verilmeye çalışılması) ile sağlanmaktadır. Eğer dalgıç kulak açma işlemini yapmazsa, yada lokal enflamasyon veya ödem yüzünden açılma sağlanamazsa, orta kulaktaki basınç çevreye göre negatifleşir. Eğer dalgıç 75 cm dalar ve basınç eşitleyemezse 60 mmHg lık bir basınç farkı oluşur. Bu durumda östaki borusunun etrafındaki dokulara kan hücüm eder ve ödem oluşur. Östaki lümeninin daralması sonucu basınç eşitleme veya kulak açma işlemi zorlaşır. Aynı zamanda oluşan negatif orta kulak basıncı ile oluşan nasopharengeal kapak etkisi ile kulak açmak daha da zorlaşır. 90 mmHg lık bir basınç farkı söz konusu olduğunda genellikle kulak açma işlemi mümkün değildir. Oluşan 60 mmHg lık basınç farkı kulakta dolgunluk hissi ve ağrı duyulmasına neden olur. 100 ila 760 mmHg lik basınç farklarında ise (1,5-10 m) kulak zarı yırtılabilir. Eğer 2 m derinliğe dalınırda kulak eşitlenemezse Boyle kanununa göre orta kulak hacmi % 20 azalır, kulakta ağrı hissedilir. Bu esnada basınç eşitlenirse aynı ağrı hissinin oluşması için, yani orta kulak hacminin tekrar % 20 azalması için, 4,4 m derinliğe inilmesi gerekmektedir. Yine basınç eşitlemesi yapılırsa aynı his için 7,3 m derinliğe inilmesi gerekir. Görüldüğü gibi derine inildikçe birim derinliğe düşen kulak açma sayısı azalmaktadır. Eğer basınç eşitlemesi gerçekleşmemesine rağmen inilmeye devam edilirse bahsettiğimiz örnekte olduğu gibi zar yırtılmasına kadar gidebilen orta kulak hasarları görülebilir. Kulakta meydana gelen hasarın gelişmesinde basınç farkına maruz kalma süresi de etkili bir faktördür. Östaki borusunda tıkanmaya neden olabilecek faktörleri şöyle sıralayabilliriz;
Orta kulak barotravması söz konusu olduğunda başlangıçta kulakta bir rahatsızlık, tıkanma hissi ve dolgunluk görülür, inmeye devam edilirse ağrı oluşur. Ileti tipi işitme kaybı daima vardır, fakat ağrı ön plandadır ve daha fazla derine inmeyi engelleyecek şiddette olabilir. Hafif kulak çınlaması ve baş dönmesi görülebilir. Hacim değişiklikleri ilk 10 m de daha fazla olduğundan problemlerin çoğu sığ derinliklerde görülür. Eğer kulak zarı yırtılırsa orta kulak boşluğuna su girerek basınç eşitlenir ve otomatik olarak ağrı geçer. Fakat içeri giren soğuk suyun uyarması sonnucu baş dönmesi ve bulantı meydana gelir. Suyun sıcaklığı vücut ısısına erişince bu şikayetler kaybolur. Dalıştan sonra etkilenen kulakta bir ağrı kalabilir. Çıkış esnasında buruna ve boğaza genişleyen gazın etkisiyle kan itilebilir. Orta kulakta negatif basınç etkisi ile biriken kan veya sıvı hissedilir ve "kulağa su kaçtı" diye yorumlanır. Kulağa sokulan kağıt külahlar yakılır, baş o yana eğilirek tek ayak üstünde zıplanır, ya da kulak dibinde iki taş birbirine vurularak etraftaki isanlar eğlendirilir. Sağlam bir kulak zarı varlığında kulağa su kaçmayacağı açıktır. Orta kulakta biriken kan veya sıvı ile kemikçiklerin ıslanması genellikle geçici bir işitme kaybına neden olur. Oluşan hasar yalnız kulak zarında değil tüm orta kulak yapılarındadır. Mukozalarda ödem, kanamayla birlikte enflamasyon, orta kulak başlığında kan ve seroz sıvı toplanması görülebilir. Oluşan travma, yapılan muayenede kulak zarının görünümüne göre hafiften ağıra altı gruba ayrılır. En hafif şeklinde zar normal görülmesine rağmen şikayetler mevcutken en ağır şeklinde kulak zarının yırtılması söz konusudur. Hekim tarafından teşhis edilen orta kulak barotravması yine hekim tarafından travmanın derecesine göre, dalış yasağıyla birlikte tedavi edilmelidir. Kulak zarının yırtıldığı durumlarda genellikle cerrahi bir girişim gerekmezsizin kendi kendine iyileşme görülür. 2-3 hafta içinde uygun medikal tedaviye rağmen kendi kendine iyileşmeyen kulak zarı konunun uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Östaki borusundaki bir problem ve sinüzit gibi durumlar iyileşmeyi geciktirir. En iyi tedavi dikkat ve önlemdir. Orta kulak barotravmasının tedavisi genel olarak adayların uygun seçimine, gerekirse basınç testine tabi tutulmasına ve bir üst solunum yolu enfeksiyonu varlığında dalıştan sakınmaya bağlıdır. KARIŞIM GAZ DALIŞ TARİHİTarih:28/5/2006 12:19 Kategori: scuba2 - yok Yorum - Yorum yaz - Bağlantı
KARIŞIM GAZ DALIŞ TARİHİ Bir elektronik mühendisi ve mucit olan Prof. Elihu Thompson, 1919 yılında, dalışlarda kullanılan hava, oksijen (O2), nitrojen (N2) dışındaki başka bir gazla seyreltilirse, nitrojen narkozu engellenir görüşünü ortaya atmıştır. Narkozsuz derin dalışlar için helyumu (He) önermiştir. Fakat helyum o dönemlerde hiç de ekonomik bir gaz değildir. Bu sıralarda C.J. Cooke solunabilir gaz karışımında helyum kullanımı için patent başvurusunda bulunmuştur. Ayrıca Amerikan donanmasının dalgıç gemisi USS Falcom’da da “Heliox” (helyum & oksijen) karışımıyla 150 m.lik dalışlar için deneylere de başlanmıştır. Daha sonraları Texas’taki dört doğalgaz kuyusunda çok zengin helyum kaynakları bulunmuştur. Böylece USA helyum konusunda tekel olmuştur. Thompson, dünya üzerindeki helyum teminini kontrol eden ve bu gazın kullanım alanlarını umutsuzca araştıran maden bürosunu ve Amerikan Donanması’nı; helyumun derin dalış için solunabilir helyum & oksijen karışımındaki potansiyel kullanımını araştırmaya başlamaları için ikna etmiştir. 1925’te Pittsburg’da dalış simülasyonları için bir laboratuar kurulmuş ve burada hayvanlar helyum & oksijen gaz karışımı olan basınç odalarında daldırılmıştır. Laboratuardaki bu çalışmalarda; % 80 helyum ve % 20 oksijen karışımı soluyan hayvanların dekomprasyon sürelerinde, normal hava soluyan hayvanlarınkine göre 1/6 oranında bir düşüş saptanmıştır. Sonraları % 80’e % 20 oranında heliox kullanan dalıcıların dekomprasyon tablolarının fark edilir bir soruna yol açmadığı görülmüştür. Kullanılan bu tablolardaki dekomprasyon süre farkı; hayvanlardakinden farklı olarak 1/4 oranında tespit edilmiştir. Daha da önemlisi hava soluyan dalıcıların nitrojen narkozuna girdikleri derinlikte karışım gaz kullanan dalıcıların bilinçlerinin açık olduğu görülmüştür. Birinci Dünya Savaşı sonrasının ekonomisi, araştırmaların devam etmesi için gereken parayı sağlayamıyordu. Newport’taki Amerikan Donanması’na ait Deneysel Dalış Okulu’nun başarıyla eğitilmiş dalıcıları 92 metre’deki bir denizaltını tahliye etmiş olmalarına rağmen, oluşturulan kongre okula parasal destek vermeyi kabul etmedi. Sonuç olarak donanma Washington’da yeni bir okul açtı. Okulun iki amacı vardı; narkozu engellemeye yönelik yeni dalış teknikleri geliştirmek ve daha hızlı, etkili kurtarma yöntemleri geliştirmek. Donanma araştırmalarının ilk önemli katkısı kurtarma çanı (resque bell) oldu. 1930 ların sonuna doğru Edgar End, helyum ve oksijenin solunabilir gaz karışımındaki kullanımını araştırdı. Max Gene Nohl ve John Craig ile birlikte yeni bir dalış başlığı geliştirdi. Bu başlık iki sistem kullanarak çalışıyordu; 1) Bir helyum-oksijen sistemi (Heliox) 2) Yüzeyde bulunan bir karbondioksit temizleme sistemi Başlık, 95 m.deki Lusitania gemisinin fotoğraflarını çekmek için geliştirilmişti. Bu sayede 2 saate yakın çalışabilmişler ve yüzeye dönüşte 30 dakika içinde sadece 3 kısa deko-stopla dalışı tamamlayabilmişlerdi. Geminin fotoğraf çekimlerinden vazgeçildiğinde bir rekor denemeye karar verdiler. Max Nohl aynı başlık sistemiyle (dalıcı sırtında 2 tüp taşıyordu) 1937 Aralığında 128 m’ye daldı ve rekor kırdı. Aynı zamanda Amerikan Donanması da heliox kullanarak 150 m’de basınç odasında bir dalış gerçekleştirdi. Bu başarı donanmayı helyumu dalış gazı karışımlarında kullanma yollarını daha çok araştırmaya teşvik etti. 1939 yılında deneysel bir dalış, Amerikan Donanması’na ait bir denizaltı batınca gerçeğe dönüştü. 74 m’ye batmış olan denizaltının yeri anında tespit edildi ve mürettebatı kurtarma çalışmaları başladı. Yeni helyum-oksijen karışımının denenmesine karar verildi. Bu dalışta dalıcı başarılı oldu ve 33 kişi kurtarıldı. Denizaltı da yüzeye çekildi; bunun için de 100 den fazla sayıda kazasız dalış gerçekleştirildi.Bu son başarı Amerikan Donanması’na ve halkına heliox’un derin dalışta kullanılabilir olduğunu kanıtladı ve deniz kazaları kurtarma operasyonları tarihinde, en dikkat çekici iki operasyondan biri olarak yer aldı. Operasyon sonrasında kongre, derin dalış denemeleri ve araştırmaları için donanmaya olan mali desteği arttırma kararı aldı. Bu arada İkinci Dünya Savaşı’na doğru kongre, Adolf Hitler kontrolündeki Alman teknolojisinden de korkarak, helyum ihracatını yasakladı. Havadan daha hafif olan bu gaz hava taşıtı teknolojisinde zeplin kullanımı için gerekiyordu. Bunu izleyen 20 yıl boyunca Amerikan Donanması, helyumun tek sağlayıcısı ve ilk elden kullanıcısı olduğu için heliox’un solunabilir gaz olarak kullanılmasında da büyük ilerleme kaydetti.Ancak dalıcılar dalışlarında ekstrem bir şekilde klostrofobi gösterdiler ve suyun dışına çekilmeleri için çığlık atmaya başladılar.Fizyolojistler, solunan gazdaki oksijen konsantrasyonunun çok yüksek olduğunu bu soruna kaynak gösterirken, dalıcılar helyumdan şikayet ettiler. İngiliz dalış denemeleri Reckum adlı gemiden yönetiliyordu. Gemi en derin noktası 165 m olan bir bölgede demirliydi. Bu sıralarda olimpiyatlar Londra’da yapılıyordu. Dalıcı Wilfred Bollard 7,5 dakikada yeni bir dünya rekoru olan 165m’ye daldı. Çıktıktan sonra meşale ile gemide olimpiyat turu attı. 1962 den itibaren heliox, insanoğlunun “okyanusta hayat” amacına hizmet etmeye başladı. Dalıcılar çoğunlukla normal hava solumayı tercih ediyorlardı. Ancak dalış uzun sürecekse ve 120 m’den fazla dalmak gerekecekse seyrek de olsa heliox karışımını tercih edebiliyorlardı. Bu tercihler narkoz riskini azaltıp, deko süresini kısaltıyorsa da; yine de bazı sorunlara yol açabiliyordu. Bunlar da genellikle deko-stoplarda ortaya çıkıyordu. Donanma da araştırmalarında ve türlü projelerinde farklı amaçlarla derin dalışlara ihtiyaç duyuyordu. Bu dalışlarda narkozu minimum seviyeye taşımak ve oksijen zehirlenmesini engellemek için heliox tercih edilebiliyordu. Deko süresinin bir diğer önemi de açık deniz dalışlarında artıyordu. Açık denizlerde deko odaları özellikle köpekbalıklarının tehlikelerine açıktı ve süre mutlaka azaltılmalıydı. Donanmayla çalışan Bret Gilliam, nitrox ve saf oksijenle ilgili deneyler yapmaya başladı. Uygun deko gazını bulmaya çalışıyordu. Amacı deko süresini kısaltmak ve yüzeye daha hızlı ulaşmaktı. Bu arada heliox tartışması sürüyordu. 1975’te heliox, mağara dalışlarında tekrar gündeme geldi. 1983’te 285 m’ye dalındı. 1980’lerin sonuna doğru, karışım gaz teknolojisi iyice kabul görmeye başladı. İlk karışım gaz dolum istasyonu Key West’in doğu sahilinde Bill Deans tarafından kuruldu. Ayrıca eğlence amaçlı dalışlar için özellikle nitrox ve trimix dalışa giriş dersleri veriliyordu. Bu istasyonu diğer istasyonlar ve dalış okulları izledi. Karışım gazların spor ve keşif amaçlı dalışlardaki yararları yıllar boyunca arttı ve nihayet 90’larda karışım gazlar çalışma ve spor amaçlı derin dalışlarda çok daha tercih edilir oldu. 1990 dan beri karışım gazlar çok ilerleme kaydetti. NOAA bilim adamlarından ve NAUI’nin eski başkanı Bill High, nitroxun bu yüzyıl sonuna kadar tüm sıkıştırılmış hava kullanılan dalışların yerini alacağını ileri sürüyor. Diğer karışım gaz türlerinin popülaritesi de gelişen teknolojiyle hızla artıyor. 1985 yılında heliox kullanan dalıcılarda 152 m’nin altında HPNS olarak bilinen yüksek basınç sinir sendromu görüldü. Peter Benett başkanlığında yapılan araştırmalar; heliox karışımına küçük miktarda nitrojen katılmasıyla bu sorunun giderilebileceğini gösterdi. SCUBA da altın kurallar!!!Tarih:28/5/2006 12:08 Kategori: scuba1 - yok Yorum - Yorum yaz - Bağlantı TÜPLÜ DALIŞTA ALTIN KURALLAR Yalnız dalınmaz çünkü aşağıda her şeyden uzaktasınızdır.
Her hangi bir SİZE EĞİTİMİNİZİN İZİN VERDİĞİ DERİNLİĞİ
AŞMAYIN Bir yıldız dalıcılar için derinlik sınırı 18m dir.
Tüm sportif dalıcılar için derinlik sınırı ise eğitim düzeyi ayırmaksızın 30
m.dir Dekomprasyon belli derinlikte izin verilen sürenin
aşılması neticesinde yüzeye çıkarken bekleme yapılmasının gerektiği haldir.
Sportif dalışlar dekomprasyonsuz izin verilen dip zamanlarına göre
yapılmalıdır. Dalışlarda emniyet açısından çıkışta 3m de 3-5 dk. emniyet
duraklaması yapılmasında fayda vardır. Özellikle 30m nin altına yapılan
dalışlarda sıfır dip zamanı aşılmamış olsa bile 3m de 5 dk emniyet duraklaması
zorunludur ASLA NEFESİNİZİ TUTMAYIN Sualtında önemli kurallardan biride nefes
tutmamaktır. Devamlı yavaş ve derin nefes alın.Düzenli nefes alarak kendimizi
sualtındaki basınç değişimlerine karşı korumuş oluruz. Bunu uygularken çıkış
hızının 10m / dk. aşmaması gerektiği de akılda tutulmalıdır. En küçük hava kabarcığınızdan
daha yavaş çıkış yapın. ALKOLLÜ
DALMAYIN Alkol almışken hatta bir gece
öncesinden alkol kullandıysanız dalmayın bu derinlik sarhoşluğu riskini
arttırdığı gibi dekomprasyon hastalığı riskini de arttıracaktır. Belli bir derinliğe ulaştıktan sonra
yükseldiyseniz tekrar dalarak ve yükselerek dalış yapmayın. Bu dekomprasyon
hastalığı riskini arttırır. Bunun için dalış öncesi planlamanın iyi yapılarak
inilecek max. derinliğin kararlaştırılması ve bu derinliğe inilip çıkışa
başladıktan sonra yavaş yavaş yükselerek bir daha derine inilmemesi gereklidir. DALIŞ,
GRUPTAKİ TECRÜBESİ EN AZ DALGICA GÖRE PLANLANIR Dalış planlaması yapılırken
gruptaki en zayıf dalgıç göz önünde bulundurularak derinlik ve zaman planlaması
yapılmalıdır.TÜPÜNÜZDE Kİ HAVAYI SÜREKLİ KONTROL EDİN. Özellikle derin dalışlarda tüpünüzdeki havayı sık
sık kontrol edin. Hava miktarı 100 bar sınırında iken dönüşe başlamış olmalı ve
min. 50 bar ile emniyet duraklamasında olmalısınız. ZARAR
VERMEKTEN KAÇIN SCUBA dalışlarında dikkat edilmesi gereken bir konu da sualtı canlılarına
zarar vermemektir. Bir çoğu oldukça hassas ve kırılgan yapıda (tüplü kurt,
mercanlar, vs.) olan sualtı canlılarını elle tutmaya çalışmak, suyun dışına
çıkartmak yapmamanız gereken davranışların başında gelir. Ayrıca boş da olsa
sualtından kabuk dahi kesinlikle çıkartılmaz. Ayrıca bazı deniz canlıların
kesici yada delici özelliklerinin de olduğunun unutulmaması gerekir. EN İYİ DALICI SUDAN MUTLU VE SAĞLIKLI ÇIKAN
DALICIDIR!!! SCUBA da 10 yeni kural!!!Tarih:28/5/2006 11:24 Kategori: SCUBA - yok Yorum - Yorum yaz - Bağlantı
Araştırma ve ekipman gelişimi sayesinde günümüz dalıcılarına bir dizi yeni beceri öğretilmektedir. Ne kadar güncelsiniz? |
![]() |